Gebelik ve çocuk doğurma, anne adayı için derin duygusal anlamlar taşır. Çocuk sahibi olmanın bedeli anne için artan sorumluluk ve bağımsızlığın büyük bir bölümünün yitirilmesi anlamına gelmektedir. Gebelik bir kadının hayatındaki önemli bir dönüm noktasıdır. Bazılarına göre içgüdü, bazılarına göre öğrenilmiş bir davranış olarak kabul edilse de her iki durumda da soyun devamına hizmet eden bir olgudur. Bu nedenle gebelik yalnızca anne adayının fizyolojik bir parçası olmayıp toplumsal bir anlam da taşımaktadır. Kadında hormonal, fizyolojik değişikliklerin yanı sıra, eşiyle ailesiyle, arkadaşlarıyla ve diğer sosyal çevresiyle olan ilişki ve iletişim şeklini de çok fazla etkilemektedir.

Kısacası gebelik psikolojisi olumlu yönde olabileceği gibi olumsuz yönde de olabilmektedir. Hafif duygusal zorlanmalardan psikolojik hastalıklara kadar giden bir süreç yer alır.

Gebeliğin birinci, ikinci ve üçüncü trimesterlerinde görülen psikolojik değişiklikler aşağıda açıklanmıştır.

Birinci Trimester

Gebeliğin ilk aşaması zıt duyguların geliştiği bir dönem olarak tanımlanır. Kadınlık-annelik rolleri ile ilgili çatışmalar, gebe kadının psikolojik sıkıntısını artıracak, gebelikle ilgili çok az sevinç duymasına ve gebeliği istememeye kadar giden öfke, mutsuzluk ve saldırganlık türünden duyguları harekete geçirir. Bazı gebeler bulantı kusma, yorgunluk, halsizlik, uykulu hissetmesinden dolayı bebeği suçlar, bir yandan da böyle düşündüğü için kendini suçlar. Ruhsal çatışmalar yaşar. Gebenin ruh sağlığı kadar aile içi çatışmalara neden olacak riskleri azaltmak için önlem alınmalı, ayrıca babaları doğum sürecine katılımlarını sağlamak için bilgilendirmek ve çözüme odaklı olmalarını sağlamak gerekir.

İkinci Trimester

Anne adayları bu dönemde kendilerini fiziksel olarak daha iyi hisseder. Bulantı-kusma, yorgunluk gibi rahatsızlıklar geçmiştir. Gebelik kabullenilmiştir. Zıt duygular ortadan kalkmıştır. Bu dönemde gebeler duygusal olarak her şeye aşırı hassas, çabuk kırılan, bazen çabuk sinirlenen, bazen de çabuk mutlu olma gibi kararsız psikolojik tepkiler verebilirler. Gebenin öğrenmeye açık olduğu dönemdir.

Üçüncü Trimester

Fetus hareketleri başladığı için gebe bebeği ile iletişim kurmaya başlar. Fetus ile psikolojik bağın kurulmaya başladığını gösterir. Gebeliğin büyümesine bağlı olarak hareketler azalmış, yorgunluk artmış ve hantallaşmıştır. Günlük yaşamı zorlaşır, gebelikten bıkmaya başlar, bir an önce bitmesini ister, diğer taraftan doğum hakkında endişeler artmaya başlamıştır. Evden yalnız çıkmaya korkabilir, kızgınlığı ve saldırganlığı artabilir. Gebe kendini beğenmez, kadın feminen yapısından elde ettiği doyumun kaybolduğu yerine annelik doyumunun aldığı bir döneme girildiği için adaptasyon sorunu yaşayabilir. Psikolojik zorlukların şiddeti artar.

Bu dönemde aile üyelerinin desteği, bebeğin dört gözle beklenmesi, evde fiziksel ve duygusal olarak yerinin hazırlanmış olması gerekir.

Gebenin doğum yapacağı hastane ve doktoruna güvenmesi, doğum konusunda ayrıntılı konuşma yapmak doğum korkusu ve bebeğiyle ilgili endişelerine de azaltır.